5 MADDE Bülteni
5 KİŞİ PODCAST
High Agency
0:00
-47:01

High Agency

High Agency nedir? Ve neden AI çağının en önemli fikri ve yetkinliği?

Podcast’te bahsettiğim gibi Elon Musk, Andrey Karpathy, reddit kurucusu / yatırımcı Alexis Ohanian, Shopify kurucusu Tobi Lütke, YC (Y Combinator) başkanı Garry Tan hepsi 21. yüzyılda AI çağında “Agency”nin “zeka”dan daha önemli olacağını söylüyor. Peki ne tam olarak bu Agency (High Agency)? Fikri asıl popülerleştiren efsane George Mack’e ve 3X bülten yazarları Alex Dilme Salnikow’a ve Marc Antoni Macia’a ya kulak veriyoruz.

George Mack - High Agency

High Agency nedir?

High Agency’nin, 21. yüzyılın en önemli fikirlerinden biri olabileceğine inanıyorum. High Agency kavramıyla ilk kez karşılaştığımda, sanki benden bilinçli olarak saklanmış bir sırla yüzleşmişim gibi hissettim.

Peki, nedir bu?

1964 yılında, The Lovers filminin yetişkin içeriği nedeniyle yasaklanıp yasaklanmaması üzerine yapılan bir kamu soruşturmasında, ABD Yüksek Mahkemesi yargıçlarından Justice Potter Stewart’a pornografinin nasıl tanımlanabileceği sorulur. O da tarihe geçen şu “tanımsız” yanıtı verir:

“Gördüğümde anlarım.”

High Agency de tam olarak böyle bir şeydir. “Gördüğümde anlarım” dediğin fikirlerden biri. Ve bir kez gördün mü, artık onu görmemek mümkün değildir. Anlatmadan önce, gel bunu görelim.

Bir Soruda High Agency

Bir görsel hayal et.

Image

Üçüncü dünya ülkelerinden birinde bir hapishane hücresinde uyanıyorsun. Oradan çıkmak için tanıdığın sadece bir kişiyi aramana izin var. Kimi ararsın?

Neden bu kişiyi seçtin? Telefona sarılmanı sağlayan, onda ne var?

Seçtiğin bu kişide bir şey var. Bir kıvılcım. Tanımlaması zor bir “şey”.
İşte o “bir şey” High Agency’dir.

Bir Meme’de High Agency

Image

High Agency Kişiler Nasıl Tanınır?

Garip ergenlik hobileri
Ergenlik yılları, sosyal baskılara karşı durmanın en zor olduğu dönemdir. O yaşta kalabalığa karşı durabilen biri, yetişkinlikte de kalabalığa karşı durabilir.

Treadmill enerjisi
Onlarla yorgun ve bitmiş bir hâlde buluşursun; odadan, maksimum eğimde bir koşu bandında maraton koşmaya hazır biri olarak çıkarsın.

Fikirlerini asla tahmin edemezsin
Şiir yazan bir boksör. Savaş tarihine takıntılı bir reklamcı. Nietzsche okuyan bir güzellik kraliçesi. İnançları, onlara yapıştırılan stereotiplerle örtüşmüyorsa, agency kullanmışlardır.

Göçmen zihniyeti
Doğdukları şehirden taşınmışlarsa bu iyi bir işarettir. Ülkelerini değiştirmişlerse bu çok daha güçlü bir işarettir. Yanlış yerde olduğunu fark etmek agency, taşınmayı fiilen hayata geçirmek beceri, yeni bir yerde sıfırdan başlamak ise büyüme zihniyeti gerektirir.

Sana niş içerikler gönderirler
Low Agency tuzağı, bir içeriğin kalitesine karar vermeden önce sosyal etkileşimine bakmaktır. High Agency kişiler sadece içeriğe bakar. Yükselen trendleri çok erken fark ederler.

Yüzüne karşı sert, arkandan iyi konuşurlar
Sosyal teşvikler, insanların yüzüne karşı nazik, arkalarından dedikoducu olmayı ödüllendirir. Bunun tersini yapmak agency gerektirir; çünkü sosyal akıntıya karşı yüzersin.

Prestijli bir şeyi bırakmışlardır
Altın kelepçelerinden kurtulup stand-up komedyeni olmaya karar veren mutsuz bir yönetim danışmanı; ataleti, sosyal utancı ve batık maliyet yanılgısını aşmak zorundadır. High Agency kişiler birçok hayat yaşar ve algılanan sosyal bedel ne olursa olsun kendilerini yeniden icat etmekten korkmaz.

Güvenmezler. Doğrularlar.
Low Agency tuzağı, sürü düşüncesiyle hipnotize olmaktır. High Agency kişiler, “gündemde olan şeyi” pasif biçimde indirmeyi reddeder; önce kendileri doğrularlar:

  • “Diyorlar ki…” → Kim diyor?

  • “Bilim diyor ki…” → Hangi bilim? Birincil kaynakları görebilir miyim?

  • “Yanlış bilgi…” → Bilgi teorin nedir? İlk ilkeleri gösterebilir misin?

Kendi kendine öğrenen makineler
İster sevdikleri bir şarkıyı saksafonda çalmayı öğrenmek olsun, ister 3D yazıcıların nasıl çalıştığını sökmek; sıfırdan başlar ve bilgi merdivenini agency kullanarak tırmanırlar. Tesla, Da Vinci ve Darwin bir şeyler yapmak için kurumlardan izin istemedi.

Soruyu sorgularlar
Cevaba koşmadan önce, doğru sorunun sorulup sorulmadığını sorgularlar. Yanlış bir soruya verilen doğru cevabın, doğru soruya verilen cevapsızlıktan daha kötü olduğunu bilirler.

O high agency odasındaki herkesin paylaştığı tek büyük ortak nokta şudur: Hayat onların başına gelmez; onlar hayata olur. Geleceği sabit bir şey olarak görmezler. Geleceği, insan eylemiyle şekillendirilebilecek bir şey olarak görürler.

“Bir şeyin imkânsız olduğu söylendiğinde, bu konuşmanın sonu mu olur?
Yoksa zihninde ikinci bir diyalog mu başlar:
Bana bunu yapamayacağımı söyleyen kişiyi ya da engeli nasıl aşarım?”
Eric Weinstein, high agency üzerine

High agency bu kadar önemli bir fikirdir; çünkü bir bireyin ya da bir toplumun agency seviyesi ne kadar yüksekse, çözebileceği problem sayısı da o kadar fazladır.

High agency kavramı kafa karıştırıcı olabilir, çünkü tek bir şey değildir. Nadir olarak bir arada bulunan üç ayrı becerinin birleşimidir:

  • Net düşünme (clear thinking)

  • Harekete geçme eğilimi (bias to action)

  • Uyumsuzluk / karşı durabilme (disagreeability)

High agency bir üç tekerlekli bisiklet gibidir. Tekerleklerden birini çıkarırsan, sistem çalışmaz.

Üçü birden olmadan, birinin seni üçüncü dünya ülkesindeki bir hapishane hücresinden çıkarmasını hayal etmek imkânsızdır.

  • Net düşünemiyorsa, aklına gelen ilk kötü planla pat diye harekete geçer.

  • Harekete geçme eğilimi yoksa, fikirlerini teoriden gerçek dünyaya asla taşıyamaz.

  • Uyumsuz değilse, otoritedeki biri “Hayır” dediği anda vazgeçer ve uyum sağlar.

Agency and taste: the two most valuable skills of the next decade

AI can create anything. Only you can choose what matters.

(Bahsettiğim 3X bülteni)

Agency ve Taste Nasıl İnşa Edilir

Agency ve taste sabit özellikler değildir. Bunlar beceridir.
Ve her beceri gibi; tekrar, düşünme ve çevreyle gelişir. İşte her birini nasıl inşa edebileceğin:


AGENCY

Agency, harekete geçebilme kapasitendir. Seçimlerinin önemli olduğuna ve her şeyi kontrol etmesen bile sonuçları etkileyebileceğine inanmakla başlar.

Zihniyet (Mindset)
Değişebileceğine inanarak başla. Büyüme zihniyeti, “hazır hissetmeyi” beklemediğin için hareketi mümkün kılar. Denemeye, öğrenmeye ve ayarlamaya razısındır. Her geri adım, kimliğin değil, bilgidir.

Eylem (Action)
Küçük başla. Deneyi başlat. Rahatsız eden soruyu sor. Bir kez hayır de. Bir kez evet de. Çocuğunun bir şeyi sen araya girmeden yapmasına izin ver. Agency teoriyle değil, yaşanmış deneyimle büyür.

Çevre (Environment)
Agency bulaşıcıdır. İzin beklemeden hareket eden insanlarla zaman geçir. Onların inisiyatifi varsayılan hâl olarak görmesi, senin “normal” ve “mümkün” algını yukarı çeker.

Ve şunu unutma: Agency başkaldırı demek değildir.
Bilinçli seçim demektir. Bazen en yüksek agency hamlesi, pasif olmadığı sürece uzlaşmadır.


TASTE

Taste, neyin iyi, anlamlı ya da mükemmel olduğunu ayırt edebilme yeteneğindir. Okurken, tasarlarken, inşa ederken ya da yazarken gürültü yerine sinyali seçmeni sağlayan iç filtredir.

Maruziyet (Exposure)
Kalitenin neye benzediğini görmeden taste gelişmez. Klasikleri oku. Alanındaki dünya standartlarındaki işleri incele. Sürekli en yeninin peşinden koşmak yerine, en iyilere geri dön. Zamanla bu, zihninde bir mükemmeliyet kütüphanesi oluşturur.

Karşılaştırma ve düşünme (Comparison & Reflection)
Sadece tüketme. Analiz et. Bu cümleyi diğerinden daha iyi yapan ne? Bu tasarım neden temiz hissettirirken diğeri kalabalık geliyor? İyiyle mükemmel arasındaki farkı düşünmek, sezgilerini keskinleştirir.

Bir şeyler üretmek (Making things)
Yap, yaz, üret; sonra kendi işini yargıla. En iyilerle karşılaştır. Kendi boşluklarını görmeyi öğren. Bu öz-eleştiri değil, öz-eğitimdir. Taste sadece bakarak değil; yaparak ve neyin eksik kaldığını fark ederek gelişir.

Kürasyon (Curation)
Hayran olduğun şeyleri paylaş. Playlist’ler, yazılar, görseller ya da ürünler kürate et. Başkalarına neyi mükemmel bulduğunu öğretmek, kendi standartlarını netleştirmeni ve rafine etmeni sağlar.

Taste yavaş inşa edilir. Ama bir kez oluştu mu, pusulan olur.
Sonsuz içerik ve sınırsız üretim çağında, gerçekten neyin iyi olduğunu ayırt edebilenler yolu açar.


Asıl Davet

Beklemenin nasıl bir his olduğunu zaten biliyorsun.

Kurallara uydun.
Sistemin içinde optimize oldun.
Senden beklenenleri yaptın.

Şimdi şunu hayal et: Ya beklemeyi bıraksaydın?

Bu sadece işle ilgili değil.
Nasıl ebeveynlik yaptığınla ilgili.
Nasıl sevdiğinle.
Nasıl öğrendiğinle.
Nasıl liderlik ettiğinle ilgili.

Hayatının, yarattığın bir şey mi, yoksa yönettiğin bir şey mi olduğu ile ilgili.

Agency, tekrar tekrar şu soruyu sorma pratiğidir:
“Neyin arkasında durmak istiyorum?”
Ve sonra, rahatsız edici olsa bile o yöne doğru hareket etmektir.
Özellikle rahatsız ediciyse.

Küçük başla.
Net konuş.
Bilinçli seç.
Sonucu kontrol etmeye çalışmadan başkalarının büyümesine izin ver.
Önemsediğin bir şey inşa et.
Artık sana hizmet etmeyen bir kalıbı kır.

Her bir sonraki adımın sorumluluğunu aldığında, bir sonrakini şekillendirme kapasiten genişler.

Sonsuz bilgi, otomasyon ve gürültü çağında, insan agency’si belki de son büyük rekabet avantajıdır.

Hayatın, 10 kat daha fazla agency’n olsaydı nasıl görünürdü?

🖤 TEŞEKKÜRLER 🖤

Patreon üzerinden destek olan Orhun Süzer’e, Buğrahan Özkır’a, Umutcan Duman’a, Oğuzhan Kızılcan’a, Büşra Yarım’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.

Discussion about this episode

User's avatar

Ready for more?