Twitter’da bir video izledim.
yeni baba olduğumdan mıdır bilmiyorum, gerçekten çok duygulandım.
Motivasyon olsun veya bir ders çıkaralım diye değil, sadece şunu hatırlattığı için paylaşmak istedim:
Bugün biraz gürültü sandığımız şeyler,
bir gün en çok özleyeceğimiz şeyler olabilir.
1.6 milyon görüntülenmeye ulaşmış ve altında ağladığını, içeriği tokat gibi geldiğini ifade eden yüzlerce insanı da çok etkilemiş gibi duruyor.
80 yaşındayım
ve bir şekilde sadece bir günlüğüne
32 yaşındaki bedenimde uyandım.Sabah, küçük ellerin battaniyeyi çekiştirmesiyle uyanıyorum.
“Anne, uyan!” diye bağırıyorlar.Gözlerimi açıyorum.
Yavaşça doğruluyorum.Bebeklerim…
Yeniden küçücükler.Yatağa tırmanıyorlar.
Gülüşüyorlar, kıpır kıpırlar.Sabahları hep acele ederdim.
Ama bugün değil.Onları kendime çekiyorum.
Sıkıca sarılıyorum.
Dağınık saçlarından öpüyorum.
Bu kez ellerini gerçekten tutuyorum.Her saniyeyi içime çekiyorum.
Banyoda aynada kendime bakıyorum.
Derin çizgiler yok.
Beyaz saç yok.Genç yüzüm…
41 yaşındayken kendimi yaşlı sanırdım.
Ne kadar da saçma bir düşünceymiş.Mutfakta kahve yapan eşimi görüyorum.
Güçlü görünüyor.
Genç görünüyor.Kollarımı etrafına doluyorum.
Şaşırıyor.
Belki de o zamanlar yeterince sarılmamıştık.Günün nasıl geçeceğini konuşuyoruz.
Ama bugün her şey daha büyük geliyor.
Sesini aklıma yazıyorum.Arabaya doluşuyoruz.
Emniyet kemeri kavgası.
Biri bir şey düşürüyor.
Her yer kırıntı.Eskiden çok sinirlenirdim.
Ama bugün bu gürültüyü içime çekiyorum.Çünkü biliyorum:
Bir gün bu araba sessiz olacak.Akşam yemeği kalabalık.
Kimse yerinde durmuyor.Masayı toplamıyorum.
Oturup bakıyorum.Uyku öncesi telefonu elime alıyorum.
Annemi arıyorum.
Sesini duyuyorum.“Seni seviyorum” diyorum.
Tekrar tekrar.Kapatmak istemiyorum.
Söylenmemiş hiçbir şey bırakmıyorum.Yatma zamanı.
Hikâyede sayfaları atlamıyorum.
Her kelimeyi okuyorum.Sonra ben soruyorum:
“Bir kitap daha okuyabilir miyiz?”“Evet” diyorlar.
Bu günün bitmesini istemiyorum.
Bir günüm daha oldu.
Ve bu kez biliyorum:Bu mutluluk.
Bu sevgi.O küçük eller,
acıyan hiçbir yeri olmayan bedenler,
hâlâ hayatta olan anne babalar…O an fark ettiğimizden
çok daha büyük şeyler.
Teşekkürler…
Orhun Süzer’e, Buğrahan Özkır’a, Sıla Temel’e, Oğuzhan Kızılcan’a, Büşra Yarım’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sen de destek olmak istersen;
Her yorumun her paylaşımın çok kıymetli.
Bu bülteni faydalanabileceğini düşündüğün arkadaşlarınla paylaşabilirsin.







