Çoğu insan kendi hayatını tasarlamaz.
Ailesinden devralır.
Okulundan devralır.
Arkadaşlarından devralır.
Sonra da hiçbir zaman bilinçli seçmediği bir hayatı optimize etmeye çalışır.
Kendine sor…
Yaşadığım hayat gerçekten benim seçtiğim bir hayat mı?
Hayatımda “biraz ters” giden ama alıştığım şeyler neler?
Böyle devam edersem 10 yıl sonra neredeyim?
Şu an düşünmekten özellikle kaçındığım şey ne?
Hâlâ kimin beklentilerine göre yaşıyorum?
Düşünmeden yaşanan bir hayat nasıl görünür ve ben o hayata ne kadar yakınım veya uzağım?
Nerede “kısa vadeli rahatlık” için uzun vadeli anlamdan ve tatminden vazgeçiyorum?
Korkmasaydım ilk neyi değiştirirdim?
“Varsayılan hayat yolu”nu bırakmak nasıl bir şey olurdu, neye benzerdi?
Şu an hayatımı sorgulamamanın gerçek maliyeti ne? (Bu “cost of inaction” Tim Ferriss’in Fear Setting egzersizinde çokça üzerine durduğu bir konsept)
Neden doğru soruları sormak her şeyin başlangıcı?
Hayatının kalitesi, sorduğun soruların kalitesine bağlı.
Çünkü:
Sorduğun sorular neyi fark ettiğini, fark edeceğini belirliyor.
Fark ettiklerin neyle ilgili aksiyon alacağını belirliyor.
Aldığın aksiyonlar da kim olduğunu belirliyor.
Peki aksiyon almamanın, “yuvarlanıp gidiyoruz” modunun maliyeti?
Bu kısmı çoğu insan kendine itiraf etmez.
Sabah kalkarsın, ama tam bağ kuramazsın
Yaptığın işe inanmazsın ama devam edersin
Düşünmek yerine oyalanırsın
Netlikten kaçmak için kendini meşgul edersin
Ve bir gün fark edersin:
Aslında hiç sorgulamadığın senin olmayan bir hayatı yaşamışsın.
Yanlış hayatı optimize etmişsin.
FAYDASI OLABİLECEK 25 SORU
I. FARKINDALIK — GERÇEĞİ GÖR
Hayatımın şu anki durumu gerçekten ne? (dürüstçe)
Nerelerde autopilot’tayım?
Günlük dikkatimin çoğunu ne tüketiyor ve buna değer mi?
Hayatımda tekrar eden döngüler neler?
Bildiğim ama görmezden geldiğim şey ne?
II. KİMLİK — KİME DÖNÜŞÜYORUM?
Rolleri ve etiketleri çıkarırsam ben kimim?
Bugünkü davranışlarım beni nasıl birine dönüştürüyor?
Başkalarında saygı duyduğum ama kendimde olmayan özellikler neler?
“En iyi versiyonum” bugün neyi farklı yapardı?
Geleceğimi sınırlayan hangi kimliğe tutunuyorum?
III. YÖN — GERÇEKTEN NE İSTİYORUM?
Hayalimdeki gün gerçekte nasıl görünüyor?
Hayatımı hangi problemleri çözerek geçirmek istiyorum?
Onay ihtiyacı olmasaydı neyi seçerdim?
“Yeter” benim için ne demek?
Bunu gerçekten istediğim için mi istiyorum, yoksa ödüllendirildiği için mi?
IV. SİSTEMLER — BUNU NASIL YAŞARIM?
Günlük yaptıklarım beni buna yaklaştırıyor mu?
Günlük yaptıklarım beni sessizce bundan uzaklaştırıyor mu?
Her şeyi sadeleştirsem ne olurdu?
Küçük ama büyük etki yaratacak değişiklik ne olabilir?
Gereksiz yere neyi karmaşıklaştırıyorum?
V. CESARET — NEDEN KAÇIYORUM?
Uzun zamandır ertelediğim karar ne?
Tam anlamıyla kabul etsem hayatımı değiştirecek gerçek ne?
Nerede konforu seçiyorum?
Kendime daha çok güvensem ne yapardım?
Bugün atabileceğim en küçük ama kritik adım ne?
DAHA FAZLA TAVSİYEYE İHTİYACIN YOK.
Daha fazla tavsiyeye ihtiyacın yok.
Kendine doğru sorular sormaya, onlara dürüstçe yanıt vermeye ve verdiğin yanıtlara göre de hem akılcı hem de cesurca adım atmaya ihtiyacın var.
Hayatın zaten şekilleniyor.
Asıl soru:
Sen mi şekillendiriyorsun…
Yoksa sadece başına mı geliyor?
Teşekkürler…
Bilge Şen’e, Murat Tortopoğlu’na, Eren Gökyer’e, Emre Özdur’a, Ezgi Solmaz’a, Orhun Süzer’e, Ahmet Bütüner’e, Baran Bedir’e, Büşra Yarım’a, Can Balkaya’ya, Buğrahan Özkır’a, Sıla Temel’e, Oğuzhan Kızılcan’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sen de destek olmak istersen;
Her yorumun her paylaşımın çok kıymetli.
Bu bülteni faydalanabileceğini düşündüğün arkadaşlarınla paylaşabilirsin.










